MGT *UEFA Kendisini Hakemlerini ve Kiev’i Futboldan Men Etmeli

Yayınlandı: 09 / [01] Günay Tulun

*****


Salı gecesi, “Sevgili Beşiktaş”ımız, Ukrayna’nın Dinamo Kiev takımıyla “Şampiyonlar Ligi” maçına çıktı. Maçtan önceki iki gün boyunca Beşiktaş taraftarları Kiev halkı tarafından dövüldü. Sonunda iş öyle hâle geldi ki üzerinde siyah beyaz kıyafet olan herkes, bu dayaklardan nasibini aldı.

UKRAYNA USULÜ LİNÇ 
Linç girişiminden farksız bu eylemler sırasında birçok vatandaşımız travma geçirerek hastanelik oldu ama Ukraynalılara karşı güvenlerini kaybettikleri için uçak bulur bulmaz, tedavi ve müşahadeye muhtaç hâllerine rağmen, hayati riski de göze alarak Türkiye’ye döndüler. Havaalanına tekerlekli sandalyelerle getirilen, hatta maçı dahi izlemeden bulduğu ilk vasıtayla yurda dönen vatandaşlarımız da vardı.

Ukrayna Devleti’ne ve Ukraynalılara nasıl güvensinler ki, onları linç etmeye kalkanların birçoğu polis olduğu aşikâr devlet görevlileriydi. Onlar gibi kendilerini saklamaya gerek görmeyen askerler de işin cabası… Birçok vatandaşımız derken, bıçaklanarak komaya sokulan ve hâlâ Ukrayna’da yoğun bakımda tutulan vatandaşımızı da unutmayalım.

UKRAYNA POLİSİYLE ASKERİ DE RESMEN LİNÇ PEŞİNDE
Şimdi bazı fanatik Beşiktaş düşmanları “Polis olduğu ne malum?” sorusunu soracaklardır. Hemen cevaplayayım. Adamlar polis üniforması giymişler. Yüzlerini maskeyle gizlemişler. Birkaç metre ötedeyse aynı elbiseyi giymiş, yüzlerini gizlememiş polisler var. Maskeliler polis olmasa maskesizlerin onlara müdahale etmesi gerekmez mi? Gerekir tabii… Bunlarsa tam tersi, olayları izlemekle hatta teşvik etmekle meşguller. Asker konusu da aynı…

TRİBÜNLER RESMEN ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ
Dinamo tribünlerinden Türk taraftarların bulunduğu tribüne saldırıyorlar. Hepsinin ellerinde işin önceden planlanmış ve organize olduğunu ispatlayan aynı cins tahtadan ve aynı boyda kesilmiş uzun sopalar var. Kiev kaptanı Yarmolenko’da kışkırtıcılar arasında…  “Türk Bayrağı”nı da üstünde ay ve yıldızımızın olduğu Beşiktaş’ımızın bayrağını da vahşi çığlıklar ata ata yakıyorlar. Bayrak yakmak kadar acziyet ifade eden, yakanları da zavallı hâle sokan başka olay bilmiyorum.

SUS PUSLAR KOLEKTİF ŞİRKETİ 
Ukrayna’da yaşayan dostlarımızdan aldığımız bilgiye göre, bu yazı yazılana dek Ukrayna’dan da adam gibi bir itiraz gelmemiş.

Bu yazı yazılana dek UEFA’dan da adam gibi bir ses çıkmadı.

Ya Türkiye?..
Ya Türk Dışişleri?
Ya Türkiye Futbol Federasyonu?..
Ya Türk basını?
Benim değerlerime göre hepsi en hafif deyişle ikmale kaldı.
Türk insanı öldüresiye dövülüyor. “Dışişleri”mizden tık yok!
Ondan olmazsa Federasyon’dan olur mu sandınız. Olamaz tabii…
Hepsi “Her şeyi Bilen Adam”ın talimatını beklemekteler.
Bizim basınsa zaten spor değil kulüp yazarlarıyla doldurulmuş olduğundan, konuyu yeterli etkinlikte dile getirip Türkiye, Ukrayna ve UEFA’yı sarsamadı. Onlardan, bıyık altı sırıtmasıyla mutluluğunu gizlemeye çalışan yazılar bile okudum.

Beşinci maçların tamamlandığı gece, ortalığa, sonucu BJK’ye zarar verecek pis kokular saçıldı. İtalyan, Portekiz ve Türk takımlarından birinin eleneceği diğer ikisininse yoluna devam edeceği kesinleşmişti. Ukraynalılarınsa hiçbir iddiası kalmamıştı. Bu durumda devreye İtalyan, Portekiz, Ukrayna, UEFA ve hakem mafyasının girmesi de paraların milletlerarası geziye çıkması da kesindi.
Zaten öyle de oldu. BJK hariç hepsi bu işten kârlı çıktılar.

Bir yetkilimiz ortaya çıksa ve “Bu maçlar şikeye gebedir!” dese bugünkü durumun önüne geçilebilirdi. Kanadalı bir gazeteci bile ta uzaklardan şikeye açık maçlar olarak cesaretle belirtirken, bizimkiler neden uyurlar, anlayamam!.

UEFA YİNE YAPTI GÖREVİNİ 
Bu maça, geçmişi şüpheler ve olaylarla dolu iki hakemin atanması UEFA ve hakem mafyasının iş birliğinin açık göstergesi. Üstelik, yüksek riskli bu karşılaşmada gerekli güvenlik tedbirlerini aldırmamaları da bu rezilliğe eklenen ayrı bir rezillik.

Geçmişi lekeli İspanyol ve İtalyan takımlarından ev sahibinin BJK’ye karşı ikili averajı iyi, İtalyanlarınsa kötü ve İtalyan takımı deplasmanda galip geliyor. Olmayacak şey mi? Değil, değil ama bana öyle geliyor ki bu sonuç, BJK’nin hakem ve Ukraynalılardan kaynaklanan olaylara rağmen olası bir Kiev beraberliğine karşı alınmış tedbir. Bu tedbirin nedeni de 0-3’ten 3-3’e dönen Benfica maçı…
Geçmişi sabıkalı Ukraynalıların yaptıklarıysa ortada… Onların elde ettikleri maddi kazanç (!) dışında bize karşı bu kadar hınçlı olmalarının nedenlerinden biri de siyasal… Türk-Rus yakınlaşması nedeniyle kendilerini aldatılmış hissediyorlar.

Yazımı tam sonlandırırken UEFA’nın Denetim Etik ve Disiplin Kurulu’nun açıklaması geldi. Dinamo Kiev’i, yetersiz organizasyon, taraftarlarının tribünde kargaşa çıkarması, taraftarların meşale yakması, merdivenlere seyirci alınması; Beşiktaş’ıysa taraftarlarının tribünde kargaşaya sebep olması, taraftarların tribünlere zarar vermesi ve meşale yakmaları nedeniyle suçlamışlar.

BJK’nin bir Türk takımı olması nedeniyle UEFA’dan farklı bir tutum beklemiyordum. Linç girişimi dâhil iki gündür baskı altında tutulan bir topluluğun maçta da şiddet görmesi karşısında tepki göstermesi doğaldır. Bu bilimsel gerçeği söylerken hak verip tasvip ettiğim anlaşılmasın. İyi bir taraftarın ilk ama en ilk görevi, eline, diline ve gönlündeki kural dışı isteklere gem vurabilmektir. Beşiktaş taraftarı bunu bir türlü beceremiyor. Taraftar görünümü altında kulüplerine verdirdikleri maddi, manevi zararlar kim bilir hangi seviyeye ulaştı. İnşallah cesur bir yönetici çıkar da bunu tek tek açıklar.

Onların yaptıklarına ihanet denir. Bu eylemin adı da taraftarlık değil, ziyankârlıktır.
Biline…

Günay Tulun
Reklamlar

Yorumlar kapalı.