MGT *Çarpıtmayın Tarihi Çarpılacaksınız

Yayınlandı: 25 / [01] Günay Tulun

*****

Son zamanlarda en fazla takıldığım akla ziyan sözlerin başında “Kurtuluş Savaşı”yla “15 Temmuz İhtilal Denemesi”nin kıyaslanması geliyor.
Neymiş efendim:
15 Temmuz, Kurtuluş Savaşı’ndan büyük bir olaymış.

Önce, nihayet Kurtuluş Savaşı’mızı görebildikleri için kutlanmaları gerek.
Çok çok geç oldu ama olsun. Bu da bir adım.
Varsa yoksa Çanakkale Savaşları ve bu savaşları kazandığı söylenen görünmeyen varlıklardan yola çıkıp Kurtuluş Savaşı’na kadar geldik ya, buna da şükür. Gerçi araya Kût’ül-Amâre’yi de soktular ama o zaferi kazanan komutanın içkiyi çok seven biri olduğu ortaya çıkınca hemen “Görmedim, Duymadım, Konuşmadım”cılık oynamaya başladılar.

15 Temmuz, Kurtuluş Savaşı’yla kıyaslanamazmış bile…
Bireh bireh bireh!
Bu inanılmaz cümleleri karbon kopya söyleyenler, oylarımızla Meclis’e taşıyıp devletin başına oturttuğumuz kişiler. Cumhuriyet ile hesaplaşma amacında olanların Türk tarihinin her dakikasını çarpıtma huylarına alıştık ama bu biraz fazla geldi. Bu temennimin, az önce söylediğim “şükür” sözcüğüne ters düştüğünün farkındayım ama keşke görmezden gelmeye devam etselermiş.
“15 Temmuz”a alet etmektense… 

Onlar söyler de “yandaş, yağdaş, baldaş” takımı durur mu?
Durmaz tabii…
Tüm kanallarda salvo bombardıman…
15 Temmuz şöyle büyük, Kurtuluş Savaşı böyle güdük… 

Sözü uzatmayacağım. Eskilerin deyişiyle abesle iştigal olduğu için hangisi büyük hangisi küçük tartışmasına da girmeyeceğim. “15 Temmuz İhtilal Denemesi”yle ilgili fikrimi geçmişte birkaç yazıyla belirtmiştim. O yüzden, yazıların adreslerini hatırlatmakla yetineceğim. Merak eden okur, hangisi büyükse görür. Hâlâ göremiyorsa onun için yapılacak pek şey kalmamış demektir. 
“Kurtuluş Savaşı”yla ilgili olarak da aynı yolu izleyeceğim. 
Onun da adresi de ötekiler gibi aşağıda olacak. 

İyi ama bu çarpıtmalar nereye dek sürecek?
Kitlesel hâlde yapıldığı için etkisi de kitlesel oluyor.
Birisine, bunların gerçekle ilgisi olmadığını söylediğinde “Hadi onlar uydurdu, bunlar uydurdu; peki şu, şu ve şu da mı uyduruyor?” diye aynı tezgâhta üretilmiş masalları gerçekmiş gibi önüne koyuyor. Ne kadar doğru konuşsan da inandıramıyorsun.   

Tarih çarpıtılır, coğrafya çarpıtılır, bilim çarpıtılır, sözler çarpıtılır, din çarpıtılır…
Çarpıtılır da nereye kadar? 

Çarpıtıcılar ve onlara inanarak çarpıtmaları dalgalar hâlinde yayanlar, çarpıttıkları tarihin kendilerini nasıl yazacağını merak etmezler mi hiç? 
Ben olsam korkardım.

Oysa bunlar, gelecek ikbali düşündükçe korkusuzlaşıyorlar. 
Korkusuzlaştıkça da “Rock’n’roll”!(*) 

(*) İlgilenmedikleri için bilmeyenlere: Rock’n’roll,
Türkçesi 
Sallan Yuvarlan” olan bir danstır.      

  Günay Tulun

 

A] 15 TEMMUZ İHTİLAL DENEMESİ 
1-Bir İhtilal Komedyası
2-Hedef Darbe mi Başladı
3-Reis, Muşçina, Misterler ve Hoca

B] KURTULUŞ SAVAŞI
-Türk’ün En Büyük Savaşı

Reklamlar

Yorumlar kapalı.