MÇV *Pardon Kimi Aramıştınız?

Yayınlandı: 07 / [09]Merve Çiçek Vatan

***1-Redakte Yazısı

Son yıllarda ülkemiz yeni bir dolandırıcılık çeşidi daha kazandı: Telefonda dolandırıcılık. Ana haber bültenlerinde, gazetelerde, tv programlarında ve sosyal medyada çeşitli uyarılar da yapılıyor zaten. Onları bilmeyen, duymayan kalmadı. Gelin görün ki onlar, sanki her gün anonsları yapılmıyormuş gibi bu işi gayet normal, sakin ve bir o kadar da profesyonel bir biçimde yapıyor, hatta her gün daha da büyüyorlar. Alınan tedbirler mi yetersiz bilmiyorum ama bir kez de ben uyarmak istedim. Neden mi? Çünkü o dolandırıcılarla tanışma fırsatı buldum. Hatta aramızda samimi, şeker bir diyalog bile geçti diyebilirim.

İnsan her gün mutlu uyanmıyor ne yazık ki. Hele işi başından aşkınsa, sağını solunu sınav stresi sarmış, her gün ÖSYM kâbusları görüyorsa sol tarafından uyanması pek bir muhtemel. Gece kuşları familyasına ait bir insan olarak, olaydan bir gece önce yine geç uyumuştum. Derdim falan da yok, çok da rahat, vurdumduymaz bir insanımdır aslında. Sadece fazla uykuyu gereksiz buluyorum ama bazen ipin ucunu kaçırıp uykusuzluktan resmen acı çekiyorum. Bir de lanet bir uykum var, gelmeyince gelmiyor. O gece de öyle oldu, gelmedi uykum. Neyse, sağa sola dönüp, kıvranıp, uyumuşum bir şekilde.

Sabah, annemin piyano resitali yapar gibi nazik dokunuşlarıyla uyandım dersem yalan söylemiş olurum. O nazik dürtüler bana pek bir sinir bozucu gelmişti çünkü. Nerde resital, nerde senfoni… Gayet de heavy metal gibiydi valla. Neyse, uyandım hemen. (Sol tarafımdan.) Gerçi gözlerimi açmamla her şeyi tekmelemek istemem bir oldu ama olsun. Sessizce kalktım ve mutfağa gittim. Solumdan uyandım dedim ya, çatacak yer arıyorum tabii. Milo: ‘’Beni dışarı çıkar anneciğim, karnım acıktı.’’ diye havlıyor. Annem de peşimde, ‘’Sabah sabah içme o kahveyi, bak kansızsın.’’ diye bırıl bırıl konuşuyor. Sessiz kalmaya özen gösteriyorum sabah sabah kimsenin kalbini kırmayayım diye. Dışarı çıktığım gibi Milo ile koşarsam geçer sinirim diye düşünüyorum. Kahvemi yaptım, bir iki yudum aldım ve o esnada annemin telefonu çaldı. Açmış, geldi yanıma ama suratı beş karış. ‘’…Veriyorum bir saniye.’’ dedi ve telefonu bana uzattı. Ters bir şeyler olduğunu anladım ama umursamadım. Hatta sevindim bile. Biri annemin sinirini bozduysa, ben de sinirimi ondan çıkarırım diye düşündüm. İç sesim de kötü kahkahalar atıyor tabii o sıra.

Ve işte o dolandırıcı bayan ile aramızda geçen samimi konuşma.

(Hanım efendi, güya bir operatörün yetkilisi olduğunu söylüyor. Operatörüme x diyorum.)

Hanım efendi: ‘’Merhaba, ben x operatöründen arıyorum. Kiminle görüşüyorum?’’

Ben: ‘’Pardon, kimi aramıştınız?’’

Kadın: ‘’Merve Hanım’la görüşebilir miyim?

Ben: ‘’Benim.’’

Kadın: ‘’Emin misiniz?’’ (Sesim telefonda biraz ince çıkar, emin olamadı.)

Ben, boğazımı temizledim ve sinir katsayımı bir tık yükselterek ‘’Evet.’’ dedim.

Kadın: ‘’Merve Hanım, ben sizi biriken kontörleriniz için arıyorum. Sistemden sizin uzun yıllardır x kullanıcısı olduğunuzu görüyorum.

DIIIIITT… Yanlış cevap. Kullandığım operatörü 2 yıldır kullanıyorum. 2 yıl kimine göre uzun bir süre, ama bana göre değil. Tabii hemen işkillendim. ‘’Dur bir deneyeyim bu kadını.’’ dedim kendi kendime. ‘’Ne kaybederim ki.’’

Ben: ‘’Yanlış görüyorsunuz sanırım, ben sadece 2 aydır x kullanıcısıyım. İsterseniz sistemden bir kez daha kontrol edin. Yanlış olmasın.’’

Kadın: ‘’Ah, bakıyorum… Evet, tamam. Doğru…Hmmmm.. Evet, Merve Hanım doğru söylüyorsunuz. Çok yeni bir kullanıcımızsınız.’’

Cık cık cık… Yine olmadı…

Ben, pis pis gülmeye başladım. ‘’Şaka şaka.’’ dedim gülerek. ‘’Ben 2 yıldır bu operatörü kullanıyorum.’’

Kadın, birkaç saniye sessizliğe büründü. ‘’Hay Allah, neden oldu ki böyle? Kusura bakmayın Merve Hanım. Biz aslında şey… Kem küm, hede hödö.’’

Ben, o kadar kolay bırakmam tabii. Bulmuşum eğlenecek yer, keyfime bakıyorum. ‘’Önemli değil. Siz ne diyecektiniz?’’

Kadın, hemen toparlandı ve aynı heyecanla anlatmaya devam etti. ‘’Biriken kontörlerinizi, kişisel bilgilerinizi almak kaydı ile hattınıza yüklemek istiyoruz. Eğer kabul ederseniz, hattınıza yüklenen kontörleri hemen kullanmaya başlayabilirsiniz. Şimdi size birkaç sorum olacak müsaade ederseniz.’’

Bak bak bak… Ne tek düze bir ses, ne ezberci bir anlatım ama (!)

Ben: ‘’Kontör?’’

Kadın: ‘’Evet.’’

Ben: ‘’Faturalı hatlar da kullanabiliyor mu kontörleri?’’

Kadın: ‘’Şey… Bir saniye… Eh, hayır. Ama siz kullanabilirsiniz.’’

Ben: ‘’Neden?’’

Kadın: ‘’Çünkü hattınız kontörlü.’’

Ben: ‘’Hadi canım.’’

Kadın: ‘’Pardon?’’

Ben: ‘’Yok, kontörlü falan değil. Faturalı hat kullanıyorum ben. Bir bakın isterseniz ona da.’’

Kadın: ‘’Ah, evet doğru… Ama isterseniz bedava para olarak yükleyelim.’’

Ben: ‘’Bedava para? Ooo süper valla…’’

Kadın: ‘’Evet. Gerçekten şahane bir kampanya bu…’’

Ben: ‘’Vallahi süper… Eee, siz ne soracaktınız bana?’’

Muhabbeti uzatıp, nereye gideceğini merak ediyorum.

O yüzden biraz safa yattım.

Kadın: ‘’Sistemden baba adınızı görüyorum. Şimdi doğum yeri ve tarihinize ihtiyacım var. Daha sonra kredi kartı bilgilerinizi isteyeceğim ve hattınıza bedava paralarınız yüklenmiş olacak. Şimdi kredi kartı numaranızı ve doğum tarihinizi gün-ay-yıl şeklinde öğrenebilir miyim?’’

Ben: ‘’Evi de sizin üstünüze yapayım mı?’’

Kadın: ‘’Pardon?’’

Ben: ‘’Tapu şeylerini falan fakslayayım isterseniz?’’

Kadın: ‘’Pardon?’’

Ben: ‘’Evi diyorum evi… Sizin diyorum, üstünüze… İstemiyorum bir şey ya. Lazım olursa x bayisine gider, hallederim.’’

Kadın: ‘’Oralardan olmuyor. Sadece buradan.’’

Ben: ‘’Neden? Koskoca x…’’

Kadın: ‘’Olmuyor, olmuyor işte. Hep buradan oluyor bunlar.’’

Ben: ‘’Dolandırıcı mısınız ya, dalga mı geçiyorsunuz sabah sabah?’’

Kadın: ‘’Yok, dolandırıcı değilim. Yetkiliyim ben.’’ (Kadın, sinirle karışık bir panik havasında konuşmaya devam etti. Ben de bu esnada kadının IQ seviyesi hakkında derin düşüncelere daldım.) ‘’Ben x müşteri hizmetlerinden arıyorum. Yetkiliyim. Yetkiliyim ben.’’

Ben: ‘’Adınız?’’

Kadın: ‘’ Yetkiliyim ben.’’

Ben: ‘’Adınız yetkili mi?’’

Kadın: ‘’Hayır, evet… Hayır, adım o değil ama yetkiliyim ben. Adresinizi söyleyin isterseniz. Bilgilerinizi de tazeleyelim.’’

Ben: ‘’Neden?’’

Kadın: ‘’Bedava?’’

Ben: ‘’?????’’

Ben: ‘’Oldu o zaman.’’

Kadın: ‘’Oldu. O zaman iyi günler.’’

Ben: ‘’Sana da.’’

Sabah sabah iyi güldüm. Bu olay sabah 09:00 sularında gerçekleşti. Mantıksız belki ama hep beni arasalar da şunlarla bi’ muhabbet etsem, iki lafın belini kırsam diye hayal kurardım. Geç oldu ama güç olmadı. Hem onları tanımış, hem tedbirimi almış, hem de eğlenmiş oldum. Şikâyet edecek miyim bilmiyorum, şu düğünümüzü atlatalım bakacağız.

Diyeceğim o ki, yakın çevremden bu ve benzer yollarla dolandırılan birçok insan var. Neredeyse her gün benzer haberler duyuyoruz, okuyoruz. Birçoğumuzun da başına gelmiştir diye tahmin ediyorum. İnsanın dikkati olur olmaz şeylere dağılıyor. Karşıdaki de biraz uyanıksa eğer, dolandırılmamak için hiçbir sebep yok bence. Beni arayan kadın biraz tuhaftı, daha çaylaktı belli ki, sektörde yeni olduğu aşikâr ama diğerlerinin aynı acemilikte olduğunu sanmıyorum. Memleket sorunları almış başını gidiyor, ayakta uyutuluyoruz zaten, bir de bunlara kanmayalım. Bir kez de ben uyarmak istedim.

Siz siz olun, dikkat edin.
Herkese mutlu günler…

*

*

*

Merve Çiçek Vatan

Reklamlar

Yorumlar kapalı.